

yok olmanın dayanılmaz hafifliği!!!
sözler yoktu hatırlatacak güzellikleri...içimi kaplayan bu şey artık dışıma çıkmalı nefes almalıydım.söz olmalı mı?ne gerek var ki anlaşılmadıktan sonra!..gözlerime gri bulutlar taşıyan hava gitmeli yağmur durmalı güneş açmalı...yağmur! yağmur yine yapmıştı yapacağını!!!yine yapmıştı!kundera'dan nefret ediyorum artık...raslantı kuşlarından da...büyülü olan herşeyden...mesela; masallardan!hayatın anlamı dediğim bütün masallar hepsi yalan!hayatım boyunca inandığım bütün masallara artık inanmıyorum hepsi kacman birer yalan oldular...yok olmanın dayanılmaz hafifliği...bütün yıldızlarım kayıp...gökyüzü simsiyah.bütün periler onlara inanmadığım için teker teker ölmeye başladılar...hiçbirinin peri tozu yok artık.bütün peri tozlarını boşluğa döktüm...rüzgarlar sararak esmiyorlarlar...görünen herşey ...susmalıyım...belki de konuşmalı ve paramparça olmalı...durulmalıydım...durulmuştum...unutmuştum...bir çakıltaşıyla çarpışana kadar!...son çakıltaşı...saçma sapan zamanlarda elime nasıl geçiyor anlamıyorum...beni nasıl bu kadar incitebiliyor...cem adrian...yağmur...yağmur...yağmur...yok olmanın dayanılmaz hafifliğine giden yolda yanımda cem adrian yağmur ve küçük bir çakıl taşı...herşeyi yeniden hatırlatacak bir anı...bir gülümseme...yağmur...deniz...yok olmanın dayanılmaz hafifliği...
).jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder